Sinema filmleri ve dizilerin uluslararası tanıtımda etkisi

Yapımcı ve Yönetmen Melih Göğebakan, ”Bugün Suriye, Azerbeycan, İran ve Irak’da çocuklar Türk televizyon dizilerini seyrettiği için İstanbul Türkçesini çok iyi konuşabiliyor. İşte sinemanın, televizyon dizilerinin etkisi budur” dedi.. 10.06.2010 11:25

Göğebakan, yaptığı konuşmada, özellikle sinema filmleri ve dizilerin uluslararası tanıtımda etkisine değindi. ABD’nin sinemadan kazandığı gelire dikkati çeken Göğebakan, ”Sinemada dünya gelirinin yüzde 80′i Amerika’ya gidiyor” diye konuştu.

Sinema sektörü ve pazarının ABD’nin elinde olduğunu, sinema filmleri sayesinde Türklerin ABD insanını yakından tanıdığını belirten Göğebakan, şöyle devam etti:

”Ama onlar bizden bir şey seyretmediği için bizleri tanımaz. Bunun için Türkiye’nin kendi pazarını yaratması gerekiyor. Biz küçük bir ülke değiliz. Büyük bir ülke olduğumuz için önce kültürel değerlerimizi başka ülkelere tanıtmamız gerekiyor. Bu sinemayla olur, televizyon dizileriyle olur. 5 yıl sonra oluşacak pazarın temelini bugünden atmamız lazım. Bugün Balkanlar’da, Orta Doğu’da Türk dizileri seyrediliyor. Sonra da kültürünüze alışmış olan insanlar bizim gibi, bizden olanı, bizim kullandığımız ürünleri kullanmak isteyecektir. Bu şekilde pazarın önü de diğer sektörler de açılmış olacaktır.”

Suriye ve Yunanistan’da Türk dizilerine yönelik ilginin ardından bu ülkede dizilere dublaj zorunluluğu getirildiğine dikkati çeken Göğebakan, Amerikan yapımı sinema filmleri ve dizilerin etkisiyle İngilizcenin dünya dili haline geldiğine de işaret etti.

Türkiye’nin kültür ticaretinin temellerini atması gerektiğini belirten Göğebakan, bu sayede Türkçenin öneminin de artacağını kaydetti.

Göğebakan ”Hep devlete ve teröre dayalı, anlamlı filmler yapıyoruz. Hiç tehdit alıyormuyuzz?”Biz önemli değiliz, önemli olan devletimiz, ülkemiz tehdit almasın önemli olan Türkiye Cumhuriyeti..

”Mahsun Kırmızıgül bir savaş filmi çekmek için savaş uçağı istedi ama verilmedi. Rusya’dan temin edildi. bize yeterince destek verildiğine inanıyorum çünkü sinemamız gelişecekse ABD ordu destek sağladıgı gibi savaş uşakları helikopter destegi sunulması lazım.

İşimde hiç yanlış yaptımmı derseniz.Ben bir iş yapıyorum ve bu işin de kuralı her işte olduğu gibi işini en iyi yapmaktır. İşim bu benim. Kendimi ifade etme yöntemim ve böyle mutluyum. Her seferinde bu defa da iyi olacak mı diye düşünüyorum. Sinemacı oluşum kendi seçimimdi. Ben hayatımda seçmediğim hiçbir şeyi yapmadım. Önce yapacağım şeyin hayalini kurarım, ona göre strateji belirler ve uygularım. Olmadığında bir değerlendirme yapar, yeni stratejiler belirler ve yeniden denerim. Yaptığım her şeyi bilerek ve isteyerek yaptığım için yanlış, eksik olan, olmayan şeylerden de mutsuz olmadım. Seçim size ait olunca yanlışlarınızdan bir ders çıkarır sonra da yolunuza devam edersiniz.

Melih Göğebakan hayata nasıl bakıyor? İşte kendi dilinden hayat ve sinema: “Hayat, doğru nefes almaktır. Bana göre insanlar onurlu duruş sergilemelidir. Zaten dünyadaki varlığımız bizim algılayışımız ve duruşumuzla ilgili bir şey.İradeyi algılamak için buradayız. Gerisi hikâye. Bir hikâye anlatıcısı, reji kurgucusu, iradeyi, cüzi iradelerle çatıştırarak iradeyi kavrama yerine götürür. Drama yapmanın zaten tek amacı budur. Bu işin özünde o halleri anlama vardır. O yüzden ben sinema bir hâl sanatıdır diyorum. O hâllerin nereye denk düştüğü, nerelere gidildiğini algılamak büyük iradeyi kavrama, yaklaşma meselesidir.”

Melih Göğebakan Hayran Sayfası: http://tr-tr.facebook.com/pages/Melih-Gogebakan-Fun/102139433188342

http://www.haberx.com/Default.aspx?p=17&n=10364027&fn=1


  • http://t.co/hdBOZSNj

  • http://t.co/bQTuZuza

  • http://t.co/uhUjmUMO
  • Milletvekilliği bir sınıf mıdır? - GALİBA milletvekili maaşlarına zammı biz yaptık, vekillerden habersiz.

  • http://t.co/7FZZri1Z